"avidly" in Turkish
Definition
Bir şeyi büyük ilgi ve coşkuyla yapma durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'okumak', 'izlemek', 'takip etmek' gibi olumlu ve istekli tutumlarda kullanılır; olumsuz davranışlar için kullanılmaz.
Examples
She avidly reads every new novel she can find.
O, bulabildiği her yeni romanı **istekli bir şekilde** okur.
Students avidly listen to the teacher’s stories.
Öğrenciler, öğretmenin hikayelerini **hevesle** dinliyor.
He avidly collects stamps from around the world.
Dünyanın dört bir yanından pulları **istekli bir şekilde** toplar.
Fans avidly followed the news about the band’s reunion.
Hayranlar, grubun yeniden birleşmesiyle ilgili haberleri **hevesle** takip etti.
She avidly watches documentaries about wildlife.
O, vahşi yaşamla ilgili belgeselleri **istekli bir şekilde** izler.
After getting the recipe, he avidly tried to make the cake himself.
Tarifi aldıktan sonra, pastayı kendi başına yapmayı **hevesle** denedi.