"averting" in Turkish
Definition
Kötü bir olayın gerçekleşmesini engellemek ya da bakışını/yüzünü başka yöne çevirmek.
Usage Notes (Turkish)
'Averting' genellikle resmi veya yazılı dilde kullanılır. 'averting disaster', 'averting your gaze' gibi kalıplarda görülür. Nesneleri fiziksel olarak hareket ettirmek için kullanılmaz. 'Avoid' ile karıştırılmamalı; 'avert' önlemek veya bakışını çevirmek içindir.
Examples
He is averting his eyes from the bright light.
O parlak ışıktan bakışlarını **kaçırıyor**.
Doctors are working on averting a health crisis.
Doktorlar bir sağlık krizini **önlemeye** çalışıyor.
They succeeded in averting disaster.
Onlar felaketi **önlemekte** başarılı oldular.
By averting her gaze, she tried not to show her embarrassment.
Utancını gizlemek için bakışlarını **başka yöne çevirdi**.
The government focused on averting a financial collapse.
Hükümet, mali çöküşü **önlemeye** odaklandı.
He's always averting uncomfortable conversations by changing the subject.
Rahatsız edici konuşmalardan konuyu değiştirerek her zaman **kaçıyor**.