"augury" in Turkish
Definition
Gelecekte bir şey olacağına işaret eden olay ya da işaret; genellikle iyi ya da kötü bir durumu önceden gösterir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada kullanılmaz; daha çok edebi, tarihî ya da mistik ortamlarda geçer. 'Omen' veya 'işaret' yerine kullanılabilir.
Examples
The birds' flight was seen as an augury of good luck.
Kuşların uçuşu iyi şansın bir **kehaneti** olarak görüldü.
Many believed the eclipse was an augury of disaster.
Birçokları tutulmayı felaketin bir **alameti** olarak gördü.
A sudden silence was considered an augury by the villagers.
Ani bir sessizlik köylüler tarafından bir **alamet** olarak kabul edildi.
Some people read the weather as an augury of the harvest to come.
Bazı insanlar havayı yaklaşan hasadın bir **işareti** olarak yorumladı.
His anxious expression was an augury that something was wrong.
Onun endişeli ifadesi bir şeylerin ters gittiğinin bir **alametiydi**.
To some, the broken mirror was an augury of bad fortune ahead.
Bazıları için kırık aynalar kötü talihin bir **alametiydi**.