"attest to" in Turkish
Definition
Bir şeyin doğru olduğunu resmi veya resmî olmayan yolla ispat etmek veya kanıtlamak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya yazılı dilde kullanılır; 'attest to the fact that...' gibi kalıplarda geçer. Gündelik konuşmada 'kanıtlamak' ya da 'göstermek' tercih edilir.
Examples
The certificate attests to his successful completion of the course.
Bu sertifika, kursu başarıyla tamamladığını **kanıtlar**.
Several witnesses attested to seeing the accident.
Birkaç tanık kazayı gördüklerini **ifade etti**.
His achievements attest to his dedication.
Başarıları onun özverisini **kanıtlıyor**.
These old photos attest to how much the city has changed.
Bu eski fotoğraflar, şehrin ne kadar değiştiğini **gösteriyor**.
As someone who worked there, I can personally attest to the team's hard work.
Orada çalışan biri olarak, ekibin sıkı çalışmasına bizzat **tanıklık edebilirim**.
Years of research attest to the importance of early education.
Yıllar süren araştırmalar, erken eğitimin önemini **kanıtlıyor**.