Type any word!

"atone for" in Turkish

kefaret etmektelafi etmek

Definition

Bir hata veya suçtan dolayı pişmanlık duyup, bunu telafi etmek veya iyilik yaparak hatasını düzeltmek.

Usage Notes (Turkish)

"Kefaret etmek" genellikle dini, ciddi veya resmî durumlarda, bir suçu veya hatayı telafi için kullanılır. Sadece “özür dilemek”ten farklı olarak, gerçek bir eylemi veya fedakârlığı ifade eder; ör. "günahların kefaretini etmek".

Examples

He wanted to atone for his mistakes.

Hatalarının bedelini **ödemek** istedi.

She gave money to charity to atone for her past actions.

Geçmişteki eylemlerini **telafi etmek** için hayır kurumuna para verdi.

People sometimes fast to atone for their sins.

İnsanlar bazen günahlarının **kefaretini etmek** için oruç tutar.

He's been volunteering at the shelter to atone for what he did last year.

Geçen yıl yaptığını **telafi etmek** için barınakta gönüllü olarak çalışıyor.

Nothing can really atone for the pain he caused, but he tries.

O neden olduğu acıyı gerçekten **telafi edemez**, ama yine de deniyor.

She apologized, but she still feels she has to atone for breaking his trust.

Özür diledi ama hâlâ güvenini kırdığı için **kefaret etmesi** gerektiğini hissediyor.