"at will" in Turkish
Definition
Kişinin dilediği zaman ve şekilde bir şeyi yapabilmesi; izin veya sınırlama olmadan hareket etme durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya hukuki ifadelerde kullanılır; 'fire at will', 'come and go at will' gibi kalıplarda yaygındır. Gündelik konuşmada nadirdir. 'Willingly' ile karıştırmayın.
Examples
You may leave the meeting at will.
Toplantıdan **isteğe bağlı olarak** ayrılabilirsiniz.
Birds can come and go at will in this park.
Kuşlar bu parkta **isteğe bağlı olarak** gelip gidebilir.
She can access the library at will.
Kütüphaneye **isteğe bağlı olarak** erişebilir.
Employees can't just leave work at will; they need permission.
Çalışanlar **isteğe bağlı olarak** işten ayrılamaz; izin almaları gerekir.
You shouldn't use someone's things at will; always ask first.
Başkalarının eşyalarını **isteğe bağlı olarak** kullanmamalısın; önce mutlaka izin iste.
During the test, students can't leave the room at will.
Sınav sırasında öğrenciler **isteğe bağlı olarak** sınıftan çıkamazlar.