"at sea level" in Turkish
Definition
Deniz yüzeyiyle aynı yükseklikte olmak; genellikle bir yerin veya nesnenin yüksekliğini belirtmek için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Coğrafya ve bilimde yaygın kullanılır. Sık görülen kalıplar: 'deniz seviyesindeki şehir', 'deniz seviyesindeki basınç'. Su altı veya yüksek rakımlar için kullanılmaz.
Examples
Our city is at sea level.
Şehrimiz **deniz seviyesinde**.
Water boils at 100°C at sea level.
Su **deniz seviyesinde** 100°C'de kaynar.
The airport is built at sea level.
Havalimanı **deniz seviyesinde** inşa edilmiştir.
Shanghai sits right at sea level, so heavy rains can cause flooding easily.
Şanghay tam **deniz seviyesinde**, bu yüzden şiddetli yağmurlar kolayca sel olur.
Some athletes train at sea level before moving to higher altitudes.
Bazı sporcular, yüksek irtifalara çıkmadan önce **deniz seviyesinde** antrenman yapar.
They built the new campus at sea level, making it easy for students to bike everywhere.
Yeni kampüs **deniz seviyesinde** inşa edildiği için öğrenciler her yere bisikletle rahatça gidebiliyor.