"at all times" in Turkish
Definition
Hiçbir istisna olmadan, tüm süre boyunca, daima yapılması gereken anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Resmî uyarı, kural ya da talimatlarda sıkça geçer; 'her zaman'dan daha vurguludur.
Examples
You must wear your badge at all times.
Yaka kartınızı **her zaman** takmalısınız.
The museum asks visitors to stay with their group at all times.
Müze, ziyaretçilerin **her zaman** gruplarıyla kalmalarını ister.
Keep your phone on silent at all times during the show.
Gösteri sırasında telefonunuzu **her zaman** sessizde tutun.
I try to stay positive at all times, even when things are tough.
Zor zamanlarda bile **her zaman** olumlu kalmaya çalışıyorum.
He keeps his desk clean at all times—it's impressive.
Masası **her zaman** tertemiz—etkileyici.
Please make sure you have your passport with you at all times when traveling.
Seyahat ederken pasaportunuzu **her zaman** yanınızda bulundurduğunuza emin olun.