"asymptomatic" in Turkish
Definition
Bir kişide hastalık olmasına rağmen herhangi bir belirti göstermiyorsa, o kişi asemptomatik olarak tanımlanır.
Usage Notes (Turkish)
Tıp ve bilimsel alanlarda kullanılır; örneğin, 'asymptomatic carrier' yani 'asemptomatik taşıyıcı'. Gündelik konuşmalarda tercih edilmez.
Examples
She was asymptomatic during the illness.
Hastalık sırasında tamamen **asemptomatik**ti.
Many COVID-19 patients are asymptomatic.
Birçok COVID-19 hastası **asemptomatik**tir.
An asymptomatic person can still spread the disease.
**Asemptomatik** bir kişi yine de hastalığı bulaştırabilir.
Most people didn’t know they were infected because they were completely asymptomatic.
Çoğu kişi tamamen **asemptomatik** olduğu için enfekte olduklarını bilmiyordu.
We tested everyone in the office and found a few asymptomatic cases.
Ofiste herkesi test ettik ve birkaç **asemptomatik** vaka bulduk.
Doctors say you can be asymptomatic but still contagious.
Doktorlar, **asemptomatik** olsanız bile bulaşıcı olabileceğinizi söylüyor.