Type any word!

"ascertaining" in Turkish

belirlemeksaptamakdoğrulamak

Definition

Bir şeyin doğru olup olmadığını bilgi veya kanıtlarla kontrol ederek öğrenmek ya da emin olmaktır.

Usage Notes (Turkish)

'ascertaining' daha çok resmi, akademik veya hukuki bağlamlarda kullanılır. Gündelik konuşmalarda 'öğrenmek' ya da 'emin olmak' tercih edilir. Sadece tahmin veya varsayım değil, gerçeklerin kontrolü söz konusudur.

Examples

She is ascertaining the cause of the problem.

O, sorunun nedenini **belirliyor**.

We are ascertaining whether it is safe to enter.

İçeri girmek güvenli mi diye **saptıyoruz**.

He is ascertaining the facts before making a decision.

O, karar vermeden önce gerçekleri **doğruluyor**.

The committee spent hours ascertaining the truth behind the rumors.

Komite, dedikoduların ardındaki gerçeği **belirlemek** için saatler harcadı.

Before ascertaining anything, let's double-check our information.

Herhangi bir şeyi **belirlemeden** önce, bilgilerimizi tekrar kontrol edelim.

Journalists are always ascertaining facts before publishing stories.

Gazeteciler, hikayeleri yayımlamadan önce daima gerçekleri **doğrular**.