Type any word!

"argue against" in Turkish

karşı çıkmakaleyhinde tartışmak

Definition

Bir fikir, teklif veya eyleme karşı gerekçeler sunarak karşı çıkmak ya da itiraz etmek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya akademik ortamlarda kullanılır. 'argue against a proposal', 'argue against an idea' gibi kalıplarla sıkça görülür. 'argue with' ile karıştırmayın; o, kişiyle tartışmak demektir.

Examples

She always argues against eating too much sugar.

O her zaman çok fazla şeker yemeye **karşı çıkar**.

Many people argue against the new law.

Birçok kişi yeni yasaya **karşı çıkıyor**.

He argued against my idea at the meeting.

Toplantıda fikrime **karşı çıktı**.

It's hard to argue against his logic—he makes a strong point.

Onun mantığına **karşı çıkmak** zor—çok güçlü bir noktası var.

You can argue against the decision, but they probably won’t change it.

Karara **karşı çıkabilirsin**, ama muhtemelen değiştirmezler.

A few experts have argued against banning the app, saying it isn't unsafe.

Birkaç uzman, uygulamanın yasaklanmasına **karşı çıktı**; güvensiz olmadığını söylediler.