"ardour" in Turkish
Definition
Bir konuya ya da kişiye karşı duyulan güçlü coşku, heyecan veya tutku.
Usage Notes (Turkish)
'Coşku' ve 'tutku' kelimeleri daha çok resmi veya duygusal bağlamlarda kullanılır; 'gençlik coşkusu', 'öğrenme tutkusu' gibi ifadelerde yaygındır.
Examples
Her ardour for music inspired everyone around her.
Onun müziğe olan **coşkusu** çevresindekilere ilham verdi.
He approached his studies with great ardour.
O, derslerine büyük bir **tutkuyla** yaklaştı.
Their youthful ardour made them believe anything was possible.
Gençlik **coşkuları** onlara her şeyin mümkün olduğuna inandırdı.
She spoke about her cause with remarkable ardour.
O, davasından olağanüstü bir **coşkuyla** bahsetti.
His ardour faded after he realized the challenges ahead.
Karşısındaki zorlukları fark edince **coşkusu** azaldı.
Not everyone understood the ardour with which she threw herself into her work.
Herkes onun işine duyduğu **coşkuyu** anlamadı.