"allude" in Turkish
Definition
Bir şeyi ya da birini doğrudan söylemeden, dolaylı bir şekilde bahsetmek veya ima etmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle daha resmi veya akademik bir dilde kullanılır. 'Allude to' kalıbıyla yaygındır ve doğrudan 'refer'den farklı olarak dolaylıdır.
Examples
He didn't say my name, but he did allude to me in his speech.
Adımı söylemedi ama konuşmasında bana **ima etti**.
The book alludes to many famous events in history.
Kitap, tarihteki birçok ünlü olaya **ima ediyor**.
She likes to allude to her achievements without saying them straight out.
Başarılarından açıkça bahsetmeden **ima etmeyi** sever.
Are you trying to allude to something I should know about?
Bilmem gereken bir şeye mi **ima ediyorsun**?
When she mentioned 'that problem', I knew she was alluding to last year's incident.
O 'o sorundan' bahsettiğinde, geçen yılki olaya **ima ettiğini** anladım.
Writers often allude to cultural myths to add deeper meaning to their stories.
Yazarlar, hikayelerine daha derin anlam katmak için çoğunlukla kültürel mitlere **ima eder**.