"allow for" in Turkish
Definition
Bir şeyi planlarken veya karar verirken onu dikkate almak veya ona yer bırakmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya profesyonel ortamlarda kullanılır. Zaman, para ya da beklenmedik durumlar için: 'allow for delays', 'allow for error'. 'Allow' (izin vermek/olanak sağlamak) ile karıştırmayın.
Examples
We need to allow for traffic when planning our trip.
Seyahat planı yaparken trafiği **göz önünde bulundurmalıyız**.
The budget must allow for extra costs.
Bütçe, ek masrafları **hesaba katmalı**.
We should allow for possible delays.
Olası gecikmeleri **göz önünde bulundurmalıyız**.
If you allow for some mistakes, the test is easier to pass.
Biraz hata **göz önünde bulundurulursa**, sınavı geçmek kolaylaşır.
A good recipe will allow for some changes in ingredients.
İyi bir tarif, malzemedeki değişiklikleri **hesaba katar**.
When making plans, always allow for the unexpected.
Plan yaparken mutlaka beklenmedik durumları **göz önünde bulundur**.