"aline" in Turkish
Definition
Nesneleri düz bir çizgi halinde veya doğru sırada düzenlemek. Günümüzde neredeyse daima 'align' kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'aline' çok nadir ve eski bir kelimedir; her zaman 'align' tercih edilmelidir.
Examples
Please aline the books on the shelf.
Lütfen raflardaki kitapları **hizalayın**.
The students were asked to aline in the hallway.
Öğrencilerden koridorda **sıraya dizilmeleri** istendi.
You need to aline the pictures on the wall.
Duvarlardaki resimleri **hizalaman** gerekiyor.
They tried to aline their goals with their values.
Hedeflerini değerleriyle **uyumlu hale getirmeye** çalıştılar.
Can you help me aline these two tables?
Şu iki masayı **hizalamama** yardım eder misin?
He struggled to aline his interests with his work.
İlgi alanlarını işiyle **uyumlu hale getirmekte** zorlandı.