Type any word!

"alibied" in Turkish

alibi sağlamakalibi vermek

Definition

Birinin belirli bir yer ve zamanda bulunmadığını kanıtlamak veya gerekçe sunmak, özellikle suç durumlarında.

Usage Notes (Turkish)

Bu fiil gayriresmî ve ağırlıkla konuşma dilinde veya polis hikayelerinde kullanılır. Resmi belgelerde 'alibi sağlamak' tercih edilir.

Examples

He was alibied by his friend during the investigation.

Soruşturma sırasında arkadaşı ona **alibi sağladı**.

She alibied her brother so he wouldn't get in trouble.

Kardeşi başı belaya girmesin diye ona **alibi verdi**.

Several witnesses alibied the suspect on the night of the crime.

Olay gecesi birkaç tanık şüpheliye **alibi sağladı**.

I didn't do it—I was totally alibied by my coworkers.

Ben yapmadım—iş arkadaşlarım bana tamamen **alibi sağladı**.

You can't blame Kyle, he was alibied the whole time.

Kyle'ı suçlayamazsın, o tüm zaman boyunca **alibisi vardı**.

The lawyer alibied her client with security camera footage.

Avukat, güvenlik kamerası görüntüsüyle müvekkiline **alibi sağladı**.