"aimlessly" in Turkish
Definition
Belirli bir amaç, plan veya yön olmadan bir şey yapmak ya da hareket etmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sahipsiz dolaşma, düşünme veya davranışı anlatırken kullanılır. Hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanılır.
Examples
He walked aimlessly around the park.
O parkta **amaçsızca** dolaştı.
The papers were scattered aimlessly on the floor.
Kağıtlar yere **amaçsızca** dağılmıştı.
She stared aimlessly out the window.
O, pencereden dışarıya **amaçsızca** bakıyordu.
We spent the afternoon driving aimlessly through the city.
Öğleden sonrayı şehirde **amaçsızca** dolaşarak geçirdik.
Sometimes I just scroll aimlessly through my phone when I'm bored.
Bazen sıkıldığımda telefonda **amaçsızca** gezinirim.
His thoughts wandered aimlessly during the long meeting.
Uzun toplantıda onun düşünceleri **amaçsızca** dolaştı.