"aid and abet" in Turkish
Definition
Birine suç işlemesinde veya yanlış bir şey yapmasında yardımda bulunmak ve onu cesaretlendirmek.
Usage Notes (Turkish)
Hukuki bir terimdir, özellikle suçlara yardım için kullanılır. Olumlu yardımlar için kullanılmaz.
Examples
It is illegal to aid and abet someone in committing a robbery.
Birinin soygun işlemesine **yardım ve yataklık etmek** yasadışıdır.
She was charged with aiding and abetting the suspect.
Şüpheliye **yardım ve yataklık ettiği** için suçlandı.
You must not aid and abet in any form of fraud.
Herhangi bir dolandırıcılığa **yardım ve yataklık etmemelisiniz**.
He didn't rob the bank, but he did aid and abet the criminals by driving the getaway car.
Bankayı soymadı ama kaçış aracını kullanarak suçlulara **yardım ve yataklık etti**.
If you aid and abet someone doing harm, you can be punished too.
Birinin zarar vermesine **yardım ve yataklık ederseniz**, siz de cezalandırılabilirsiniz.
The lawyer argued that her client did not aid and abet the offense; he was simply present.
Avukat, müvekkilinin suça **yardım ve yataklık etmediğini**, sadece orada bulunduğunu savundu.