"agonized" in Turkish
Definition
Bedensel veya duygusal açıdan yoğun acı veya içsel mücadele gösteren ya da hisseden.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle duygusal veya dramatik yoğun acı için kullanılır; 'acı dolu bakış', 'ızdıraplı karar' gibi ifadelerde rastlanır. Daha çok yazılı veya edebi dilde yer alır.
Examples
He had an agonized look on his face.
Yüzünde **acı dolu** bir ifade vardı.
She let out an agonized cry when she heard the news.
Haberi duyunca **ızdıraplı** bir çığlık attı.
He made an agonized decision between two jobs.
İki iş arasında **ızdıraplı** bir karar verdi.
After hours of agonized thinking, she finally chose to stay.
Saatler süren **acı dolu** düşüncenin ardından, sonunda kalmaya karar verdi.
You could hear his agonized voice from the hallway.
Koridordan onun **ızdıraplı** sesi duyuluyordu.
His agonized silence said more than words ever could.
Onun **ızdıraplı** sessizliği, kelimelerden daha çok şey anlattı.