"aglow" in Turkish
Definition
Parlak şekilde ışık alan ya da sıcaklık ve coşkuyla dolu olan (genellikle birinin yüzü, bir oda veya bir duygu için kullanılır).
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi veya şiirsel bir ifadede kullanılır, günlük konuşmada nadirdir. Çoğunlukla 'with' ile, örneğin 'aglow with pride' şeklinde rastlanır; yüz, oda veya duygu için kullanılır.
Examples
The city was aglow with lights at night.
Şehir gece ışıklarla **parlak**tı.
Her face was aglow with happiness.
Yüzü mutlulukla **parlıyordu**.
The fireplace made the room aglow and warm.
Şömine odayı sıcak ve **ışıl ışıl** yaptı.
After hearing the good news, she walked in aglow with excitement.
İyi haberi aldıktan sonra heyecanla **parlak** şekilde yürüdü.
The children’s faces were aglow as they watched the fireworks.
Çocukların yüzleri havai fişekleri izlerken **ışıl ışıldı**.
The mountains were aglow with the colors of sunset.
Dağlar gün batımı renkleriyle **parlıyordu**.