"afield" in Turkish
Definition
Kendi alışık olduğunuz yerden uzaklarda, özellikle tarlada ya da kırsalda olmayı ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi veya resmi bir dilde kullanılır; 'far afield' gibi ifadelerde rastlanır. Günlük dilde yaygın değildir.
Examples
They went afield to pick wildflowers.
Vahşi çiçek toplamak için **uzakta** gittiler.
Farmers work afield from dawn until dusk.
Çiftçiler şafaktan alacakaranlığa kadar **tarlada** çalışır.
Few people live far afield from the city.
Şehirden çok **uzakta** yaşayan insan azdır.
His research took him afield into new scientific areas.
Araştırması onu yeni bilimsel alanlara kadar **uzakta** götürdü.
We don't usually travel so far afield for groceries.
Alışveriş için genellikle bu kadar **uzakta** gitmeyiz.
News from far afield reached the village last week.
Geçen hafta **uzaktan** köye haber ulaştı.