"affectation" in Turkish
Definition
Gerçek olmayan, başkalarını etkilemek veya daha kültürlü, önemli görünmek için yapılan konuşma ya da davranış.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz ve resmi anlamda, içten olmayan, yapay davranış ya da konuşma için kullanılır. 'affection' (sevgi) ile karıştırmayın.
Examples
Her accent sounded like an affectation to impress new friends.
Aksanı, yeni arkadaşlarını etkilemek için yapılmış saf bir **yapmacıklık** gibi geliyordu.
He spoke with an air of affectation that made him seem arrogant.
O kadar **yapmacıklık** ile konuşuyordu ki kibirli görünüyordu.
The artist's style is free of affectation and feels natural.
Sanatçının tarzında hiçbir **yapmacıklık** yok, çok doğal görünüyor.
Wearing sunglasses indoors felt like pure affectation to everyone else.
Kapalı alanda güneş gözlüğü takmak herkes için tam bir **yapmacıklık** olarak görüldü.
There's a lot of affectation in the way he talks about wine.
Şarabı anlatış şeklinin içinde fazlasıyla **yapmacıklık** var.
She dropped the affectation after she got to know us better.
Bizi daha yakından tanıdıktan sonra **yapmacıklık**tan vazgeçti.