"adversarial" in Turkish
Definition
İnsanların veya grupların birbirine karşı olduğu, rekabet ettiği veya açıkça zıtlaştığı durumları belirtir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hukuk, teknoloji veya çekişmeli ilişkiler gibi resmi/akademik ortamlarda kullanılır; günlük konuşmada nadirdir. Açıkça karşıtlık içeren durumlar için uygundur.
Examples
The two lawyers used an adversarial approach in court.
İki avukat mahkemede **çekişmeli** bir yaklaşım kullandılar.
Their relationship became adversarial after the argument.
Tartışmadan sonra ilişkileri **çekişmeli** hale geldi.
The adversarial system is common in many countries’ courts.
**Çekişmeli** sistem birçok ülkenin mahkemelerinde yaygındır.
Sometimes, negotiations break down when both sides get too adversarial.
Bazen, iki taraf çok fazla **çekişmeli** olduğunda müzakereler bozulur.
You don’t have to be so adversarial—we’re supposed to work together.
Bu kadar **çekişmeli** olmak zorunda değilsin—birlikte çalışmalıyız.
Machine learning researchers discuss adversarial attacks that fool computers.
Makine öğrenmesi araştırmacıları, bilgisayarları kandıran **çekişmeli** saldırıları tartışır.