"acerbic" in Turkish
Definition
Birinin sözünün veya yazısının keskin, kırıcı ya da eleştirel olması, bazen zekice ve iğneleyici bir mizahla beraber kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla resmi/daha edebi ortamda, 'acı yorum', 'acı mizah' gibi ifadelerde geçer. 'sarcastic' ile karıştırma; 'acerbic' daha doğrudan ve keskindir.
Examples
Her acerbic comments made the meeting uncomfortable.
Onun **acı** yorumları toplantıyı rahatsız edici hale getirdi.
The critic’s acerbic review upset the director.
Eleştirmenin **acı** yorumu yönetmeni üzdü.
He spoke in an acerbic tone during the debate.
Tartışma sırasında **iğneleyici** bir tonla konuştu.
Don’t take his acerbic humor too seriously; that’s just his style.
Onun **acı** mizahını çok ciddiye alma; bu onun tarzı.
His acerbic wit always gets a laugh, even if it stings a bit.
Onun **iğneleyici** zekâsı her zaman insanları güldürür, biraz acıtsa bile.
The author's acerbic observations about society were both funny and thought-provoking.
Yazarın toplum hakkındaki **keskin** gözlemleri hem eğlenceli hem de düşündürücüydü.