"accuracy" in Turkish
Definition
Bir şeyin ne kadar doğru, eksiksiz ve gerçeğe yakın olduğunu ifade eder. Hatalardan uzak olma durumudur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bilimsel, teknik ve akademik alanlarda kullanılır. 'Yüksek/düşük', 'veri', 'ölçüm', 'test' kelimeleriyle birlikte geçer. 'Precision' farklı bir anlam taşıyabilir, karıştırmayın.
Examples
The accuracy of this thermometer is very high.
Bu termometrenin **doğruluğu** çok yüksek.
He checked the accuracy of his answers before handing in the test.
Testi teslim etmeden önce cevaplarının **doğruluğunu** kontrol etti.
Good accuracy is important in science experiments.
Bilimsel deneylerde iyi bir **doğruluk** önemlidir.
The GPS device impressed me with its accuracy in finding my location.
GPS cihazının konumumu bulmadaki **doğruluğu** beni etkiledi.
I'm not sure about the accuracy of the news, so I want to double-check.
Haberlerin **doğruluğu** hakkında emin değilim, bu yüzden tekrar kontrol etmek istiyorum.
She takes great pride in the accuracy of her work as an accountant.
Bir muhasebeci olarak işindeki **doğruluğuyla** çok gurur duyuyor.