"abhorrent" in Turkish
Definition
Ahlaken veya etik olarak son derece yanlış, tiksindirici veya nefret uyandıran bir durum.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ahlaki ya da etik açıdan güçlü bir tiksinti belirtmek için resmî olarak kullanılır. 'iğrenç suç', 'iğrenç davranış' gibi kalıplarda geçer. 'tatsız' ya da 'kaba'dan çok daha güçlüdür.
Examples
That crime was absolutely abhorrent.
O suç gerçekten **iğrenç**ti.
Many people find animal cruelty abhorrent.
Birçok insan hayvanlara zulmü **iğrenç** bulur.
His abhorrent actions shocked the whole town.
Onun **iğrenç** davranışları bütün kasabayı şok etti.
I find cheating on a test absolutely abhorrent.
Sınavda kopya çekmek bana tamamen **iğrenç** geliyor.
It's abhorrent to discriminate against people because of their race.
Birisine ırkı yüzünden ayrımcılık yapmak **iğrençtir**.
They rejected his proposal as morally abhorrent.
Onlar onun teklifini ahlaki olarak **iğrenç** bulup reddettiler.