"abdication" in Turkish
Definition
Özellikle kral, kraliçe veya liderin gücünü ya da sorumluluğunu kendi isteğiyle bırakmasıdır. Ayrıca bir görevi yerine getirmemeyi de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla resmi, tarihi ve siyasi durumlarda kullanılır. Genellikle kraliyetle ilişkilidir ama büyük sorumluluklardan feragat için de geçerlidir. Günlük konuşmada pek yaygın değildir; 'istifa'dan farklıdır.
Examples
The king's abdication shocked the whole country.
Kralın **tahtından feragatı** tüm ülkeyi şaşırttı.
Edward VIII is famous for his abdication in 1936.
VIII. Edward, 1936'daki **tahtından feragatı** ile ünlüdür.
Her sudden abdication of responsibility was a surprise.
Onun ani **sorumluluktan feragatı** herkesi şaşırttı.
Rumors of his abdication started months before the announcement.
Onun **tahtından feragatı** hakkında söylentiler duyurudan aylar önce başlamıştı.
Many viewed his abdication as an act of love rather than weakness.
Birçok kişi onun **tahtından feragatını** zayıflık değil, sevgi olarak gördü.
There was debate about whether the CEO's decision was true abdication or strategic delegation.
CEO'nun kararının gerçek bir **sorumluluktan feragat** mı yoksa stratejik bir devir mi olduğu tartışıldı.