"a level playing field" in Turkish
Definition
Herkesin adil ve eşit koşullarda mücadele edebildiği, kimseye ayrıcalık tanınmayan durum.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle iş, spor veya siyaset alanında adaleti vurgulamak için kullanılır. Kelime gerçek anlamda saha anlamına gelmez; eşitlik, adalet ifade eder. Sıklıkla 'eşit şartlar sağlamak' olarak geçer.
Examples
We need a level playing field so everyone can compete fairly.
Herkesin adilce rekabet edebilmesi için **eşit şartlar** gerekiyor.
It is important to create a level playing field in education.
Eğitimde **eşit şartlar** oluşturmak önemlidir.
Without a level playing field, small companies can't win.
**Eşit şartlar** olmadan küçük şirketler kazanamaz.
She argued that new laws are needed to ensure a level playing field for all.
Herkes için **eşit şartlar** sağlamak amacıyla yeni yasalara ihtiyaç olduğunu savundu.
When big companies pay less tax, it's not a level playing field for others.
Büyük şirketler daha az vergi ödediğinde, diğerleri için **eşit şartlar** oluşmaz.
Everyone says they want a level playing field, but not everyone likes what it takes to get there.
Herkes **eşit şartlar** istediğini söylüyor ama oraya ulaşmak için gerekenleri herkes beğenmiyor.