"a legend in your own time" in Turkish
Definition
Hayattayken olağanüstü başarılarıyla efsane olmuş kişi. Sadece öldükten sonra değil, yaşarken de büyük saygı ve ün kazanmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle saygıyla kullanılır, bazen olağandışı bir ün için hafif alaycı olabilir. Ünlüler, sanatçılar ve sporcular için yaygındır. Resmi değildir; medya ve gündelik konuşmalara uygundur.
Examples
He became a legend in his own time because of his music.
Music sayesinde **kendi zamanında bir efsane** oldu.
Many people called the athlete a legend in his own time.
Birçok kişi o sporcuyu **kendi zamanında bir efsane** olarak adlandırdı.
She was a legend in her own time for her charity work.
Hayır işleriyle **kendi zamanında bir efsane** oldu.
You don't have to wait until you're gone to be called a legend in your own time.
**Kendi zamanında bir efsane** olmak için öldüğünü beklemene gerek yok.
That actor is truly a legend in his own time—everyone knows his movies!
O oyuncu gerçekten **kendi zamanında bir efsane**—herkes onun filmlerini biliyor!
People say Serena Williams is a legend in her own time because of her impact on tennis.
Serena Williams'ın tenise etkisi yüzünden **kendi zamanında bir efsane** olduğu söyleniyor.