"a fighting chance" in Turkish
Definition
Zor bir durumda bile başarma ihtimalinizin az da olsa olduğu anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Resmî değil, günlük konuşmada kullanılır. Genelde 'az da olsa şansımız var' şeklinde ifade edilir. Umut vurgulanır.
Examples
The doctors said she has a fighting chance to recover.
Doktorlar, onun iyileşmek için hâlâ **az da olsa şansı** olduğunu söyledi.
If we work together, we have a fighting chance to win.
Birlikte çalışırsak, kazanmak için **az da olsa şansımız** olur.
This team still has a fighting chance in the tournament.
Bu takımın turnuvada hâlâ **az da olsa şansı** var.
We might be the underdogs, but we've got a fighting chance if we play smart.
Belki zayıf takımız ama akıllıca oynarsak **az da olsa şansımız** var.
It's a tough job market, but new graduates still have a fighting chance to find good positions.
Çalışma piyasası zor ama yeni mezunların iyi iş bulmak için hâlâ **mücadele etme şansı** var.
Just give me a fighting chance and I’ll prove I can do it.
Sadece bana **az da olsa bir şans** verin, başarabileceğimi kanıtlayacağım.