"a bed of roses" in Turkish
Definition
Her şeyin kolay ve güzel olduğu, hiç sorun yaşanmayan bir durum.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla olumsuz veya ironik şekilde kullanılır. 'Life is not a bed of roses' ifadesiyle hayatın zorlukları vurgulanır. Resmi yazılarda pek kullanılmaz, daha çok konuşma dilinde ve edebiyatta görülür.
Examples
Life is not a bed of roses; sometimes it's hard.
Hayat her zaman **güllük gülistanlık** değildir; bazen zordur.
He expected his new job to be a bed of roses, but it wasn't.
Yeni işinin **güllük gülistanlık** olmasını bekledi ama öyle olmadı.
Not every relationship is a bed of roses.
Her ilişki **güllük gülistanlık** değildir.
Don't think raising kids is a bed of roses; it takes real effort.
Çocuk yetiştirmek **güllük gülistanlık** sanma; ciddi emek ister.
Honestly, my first year at college wasn't a bed of roses.
Açıkçası, üniversitedeki ilk yılım **güllük gülistanlık** değildi.
They make marriage look like a bed of roses on TV, but that's not real life.
Televizyonda evlilik **güllük gülistanlık** gibi gösteriliyor, ama gerçek öyle değil.