"zest" in Turkish
Definition
Coşku veya heves, hayata karşı enerji anlamına gelir. Ayrıca, narenciye meyvelerinin (limon, portakal) yemeklere lezzet katmak için kullanılan renkli dış kabuğuna da denir.
Usage Notes (Turkish)
'zest for life', yani hayata karşı istek ve enerji. Yemeklerde 'lemon zest', yani limon kabuğu kullanılır. Hep olumlu, canlılık ifade eder.
Examples
He does everything with zest.
O her işi büyük bir **coşku** ile yapar.
Add some lemon zest to the cake.
Pastaya biraz limon **kabuğu** ekle.
Her zest for learning impressed the teacher.
Onun öğrenme **hevesi** öğretmeni etkiledi.
The soup tastes better with a bit of orange zest.
Çorbaya biraz portakal **kabuğu** eklenince tadı daha güzel oluyor.
She faces every challenge with real zest.
Her zorluğu gerçek bir **coşku** ile karşılıyor.
A little zest can turn an ordinary day into something special.
Biraz **coşku** sıradan bir günü bile özel yapabilir.