"yell" in Turkish
Definition
Öfkeli, heyecanlı ya da uzaktan duyurmak için çok yüksek sesle konuşmak ya da bağırmak. Ayrıca yüksek sesli bir çığlık anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'yell' kelimesi, 'say' veya 'call'dan daha yoğundur ve genellikle 'shout'tan daha güçlü duygular taşır. 'yell at someone' negatif bir anlam verebilir.
Examples
Please don't yell in the house.
Lütfen evde **bağırma**.
He yelled my name from across the street.
O, caddenin karşısından adımı **bağırdı**.
The coach yelled at the team after the game.
Maçtan sonra antrenör takıma **bağırdı**.
I was so scared that I just yelled for help.
O kadar korktum ki sadece **yardım diye bağırdım**.
You don't need to yell—I can hear you just fine.
**Bağırmana** gerek yok—seni gayet iyi duyuyorum.
She yelled out the answer before anyone else could speak.
Herkes konuşmadan önce cevabı **bağırarak söyledi**.