"yammering" en Turkish
Definición
Sürekli, yüksek sesle ve can sıkıcı biçimde, genellikle önemsiz konularda ya da şikayet ederek konuşmak.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok gayriresmî ve olumsuz anlamda kullanılır. 'Gevezelik etme', 'dırdırı kes' gibi ifadelerle birlikte yaygındır. Resmî yazılarda kullanılmamalıdır.
Ejemplos
The children kept yammering during the movie.
Çocuklar film sırasında durmadan **gevezelik** etti.
I can't focus with all that yammering in the background.
O arka plandaki sürekli **gevezelik** yüzünden odaklanamıyorum.
He was yammering about his long day at work.
İşindeki uzun günü hakkında **dırdır** etti.
If your neighbor won’t stop yammering on the phone, you might need earplugs.
Komşun telefonda **gevezelik** etmeyi bırakmazsa, kulak tıkacı gerekebilir.
All that yammering in the meeting got us nowhere.
Toplantıdaki tüm **gevezelik** hiçbir sonuca ulaşmamıza yardımcı olmadı.
Sorry, was I yammering? Tell me to zip it next time!
Affedersin, yine **gevezelik** mi ettim? Bir dahaki sefere sustur beni!