"wrinkle" in Turkish
Definition
Genellikle yaşlanma, hareket veya baskı sonucu ciltte, kumaşta veya başka bir yüzeyde oluşan küçük çizgi veya kat.
Usage Notes (Turkish)
En çok ciltte (yaşlanma), kıyafette (ütü ihtiyacı), malzemelerde kullanılır. 'Derin kırışıklık', 'kırışıklıkları ütülemek' gibi deyimlerle sık geçer. Fiil olarak da 'kırışmak' kullanılır.
Examples
There is a wrinkle on her forehead.
Onun alnında bir **kırışıklık** var.
My shirt has a wrinkle after washing.
Gömleğim yıkamadan sonra **kırışıklık** olmuş.
He tried to smooth out the wrinkles on the paper.
Kâğıttaki **kırışıklıkları** düzeltmeye çalıştı.
With age, everyone gets a few wrinkles here and there.
Yaşlandıkça herkesin burada burada birkaç **kırışıklığı** olur.
Can you iron out the wrinkles in these curtains?
Bu perdedeki **kırışıklıkları** ütüleyebilir misin?
She always gets a little wrinkle between her eyebrows when she thinks hard.
Yoğun düşündüğünde kaşlarının arasında hep küçük bir **kırışıklık** çıkar.