"wrecks" in Turkish
Definition
'Wrecks' kelimesi, ağır hasar görmüş ya da tamamen yıkılmış araç, gemi, bina gibi şeylerin geride kalan parçalarını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla araçlar veya gemiler için kullanılır. 'Shipwrecks' eski batık gemiler anlamında arkeolojide geçer. İnsanlar için mecaz olarak da kullanılabilir ('He’s a wreck').
Examples
The divers explored old ship wrecks on the ocean floor.
Dalgıçlar okyanus tabanındaki eski gemi **enkazlarını** keşfetti.
Several car wrecks were cleared from the highway after the storm.
Fırtınadan sonra otoyoldan birçok araba **enkazı** kaldırıldı.
People visited the museum to see ancient train wrecks.
İnsanlar, müzedeki eski tren **enkazlarını** görmek için geldiler.
He loves diving for treasure in sunken wrecks.
O, batık **enkazlarda** define dalışını çok seviyor.
After the tornado, the street looked like a row of twisted wrecks.
Tornadodan sonra sokak, bükülmüş **enkazlardan** oluşan bir sıraya benziyordu.
Some wrecks attract tourists because of their mysterious stories.
Bazı **enkazlar** gizemli hikayeleriyle turistlerin ilgisini çekiyor.