Type any word!

"wreckage" in Turkish

enkazyıkıntı (mecazi anlamda)

Definition

Şiddetli şekilde zarar görmüş ya da yok olmuş bir şeyin kalan parçaları. Bazen ilişkiler, kariyerler veya planların çöküşünü mecazi olarak anlatmak için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'wreckage' sayılamaz; 'pieces of wreckage' şeklinde kullanılır, 'wreckages' olmaz. Uçak/araç enkazı veya duygusal yıkım gibi deyimlerle sık geçer, 'debris'ten daha şiddetli bir yıkım anlatır.

Examples

The rescue team searched through the wreckage for survivors.

Kurtarma ekibi, hayatta kalanları bulmak için **enkaz** içinde arama yaptı.

Pieces of wreckage were found floating in the ocean.

Okyanusta yüzen **enkaz** parçaları bulundu.

The storm left a trail of wreckage across the town.

Fırtına şehir boyunca bir **enkaz** izi bıraktı.

He spent years picking up the emotional wreckage of his parents' divorce.

Anne ve babasının boşanmasından sonra duygusal **enkazı** toplamaya yıllar harcadı.

Investigators are still trying to piece together what happened from the wreckage of the plane.

Araştırmacılar, uçağın **enkazından** ne olduğunu hâlâ anlamaya çalışıyor.

After the scandal, all that was left of his career was wreckage.

Skandaldan sonra kariyerinden geriye yalnızca **enkaz** kaldı.