"wreck" in Turkish
Definition
Çok hasar görmüş veya tamamen yıkılmış bir şey, örneğin araba, gemi ya da bina; ciddi bir kaza anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'wreck' hem isim hem fiil olarak kullanılabilir; ruhsal olarak kötü durumdaki kişiyi de anlatabilir. ABD'de 'car wreck' ifadesi kazalar için yaygın.
Examples
The old ship is now a wreck at the bottom of the sea.
Eski gemi şimdi denizin dibinde bir **enkaz**.
Police found the wreck of the car near the bridge.
Polis arabayı köprünün yanında **enkaz** hâlinde buldu.
The storm wrecked several small boats.
Fırtına birkaç küçük tekneyi **mahvetti**.
That final exam wrecked me.
O son sınav beni tamamen **mahvetti**.
I was a complete wreck before the interview.
Mülakattan önce tam bir **enkaz** gibiydim.
One stupid comment can wreck the whole mood.
Aptalca bir yorum tüm havayı **mahvedebilir**.