"worthy" in Turkish
Definition
Bir kişi ya da şey layıksa, o kişi ya da şey iyi nitelikleri veya önemi nedeniyle saygı, ilgi ya da destek hak eder. Aynı zamanda belirli bir şeyi hak eden anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya yarı resmi dilde sıkça kullanılır. 'worthy of attention', 'worthy cause', 'a worthy opponent' kalıplarında yaygındır. 'worthy' insan veya şeyleri tanımlar; 'worth it' ile karıştırmayın.
Examples
She is a worthy leader for the team.
O, takım için **layık** bir lider.
This idea is worthy of more time.
Bu fikir daha fazla zaman harcamaya **değerli**.
They gave money to a worthy cause.
Onlar **değerli** bir amaca para verdi.
It’s not perfect, but it’s worthy of a serious discussion.
Mükemmel değil, ama ciddi bir tartışmaya **layık**.
She finally got the recognition she was worthy of.
Sonunda **layık** olduğu takdiri aldı.
For a small local movie, it was surprisingly worthy of national praise.
Yerel küçük bir film için, ulusal övgüyü hak edecek kadar **layıktı**.