"woo" in Turkish
Definition
Birinin aşkını veya ilgisini kazanmak için çaba harcamak. Ayrıca birinin desteğini veya müşterisini kazanmaya çalışmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Romantik bağlamlarda resmî veya edebî bir ifadedir; günlük konuşmada 'etkilemek', 'peşinden koşmak' tercih edilir. 'Müşteri kazanmak', 'destek aramak' gibi bağlamlarda da kullanılır.
Examples
He tried to woo her with flowers and letters.
Ona çiçekler ve mektuplarla **kur yapmaya** çalıştı.
The company hopes to woo new customers.
Şirket yeni müşteriler **kazanmaya çalışıyor**.
Politicians often woo young voters before elections.
Siyasetçiler seçimlerden önce sıkça genç seçmenleri **etkilemeye çalışır**.
He spent months trying to woo her, but she never seemed interested.
Aylarca ona **kur yaptı** ama o hiç ilgi göstermedi.
The startup is using discounts to woo investors and customers at the same time.
Startup indirimiyle hem yatırımcıları hem müşterileri aynı anda **etkilemeye çalışıyor**.
They flew him overseas to woo an important client.
Onu önemli bir müşteri **kazanmaya** yurt dışına gönderdiler.