"witnesses" in Turkish
Definition
Bir olaya (özellikle suç ya da kaza) tanıklık eden ve anlatabilen kişiler. Ayrıca mahkemede tanıklık edenler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hukukta veya haberlerde sık geçer. 'Witnesses', olay yerindeki kişiler veya mahkemede ifade verenler anlamına gelir. 'Witness' fiiliyle karıştırmayın.
Examples
The police talked to two witnesses after the accident.
Polis kazadan sonra iki **tanık** ile konuştu.
There were no witnesses on the street at night.
Gece sokakta hiçbir **tanık** yoktu.
The witnesses answered the lawyer's questions in court.
**Tanıklar**, mahkemede avukatın sorularını yanıtladı.
So far, none of the witnesses can agree on what really happened.
Şimdiye kadar hiçbir **tanık** gerçekte ne olduğunu konusunda anlaşamıyor.
The case fell apart because the key witnesses never showed up.
Dava, kilit **tanıklar** hiç ortaya çıkmadığı için çöktü.
According to witnesses, the driver ran the red light and sped away.
**Tanıklara** göre, sürücü kırmızı ışıkta geçti ve hızla uzaklaştı.