"witnessed" in Turkish
Definition
Önemli veya şok edici bir olaya kendi gözleriyle tanık olmak; bazen resmi olarak olanları doğrulamak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime genellikle resmi, hukuki veya ciddi olaylarda kullanılır; doğrudan bir olaya tanıklık etmek anlamındadır. 'Watched'dan (izlemek) daha aktif ve kısa süreli bir gözlem ifade eder.
Examples
I witnessed the rainbow after the storm.
Fırtınadan sonra gökkuşağını **tanık oldum**.
She witnessed the accident on her way to work.
O işine giderken kazaya **tanık oldu**.
Hundreds witnessed the parade downtown.
Yüzlerce kişi şehir merkezindeki geçit törenine **tanık oldu**.
He witnessed a crime and had to talk to the police.
Bir suça **tanık oldu** ve polisle konuşmak zorunda kaldı.
We witnessed history when they broke the world record.
Dünya rekorunu kırdıklarında biz de tarihe **tanık olduk**.
I’ve never witnessed anything like that before.
Daha önce böyle bir şeyi hiç **tanık olmadım**.