"widen" in Turkish
Definition
Bir şeyi daha geniş hale getirmek ya da kendiliğinden genişlemesini sağlamak; genişliğini artırmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Fiziksel nesneler için ('sokağı genişletmek') ve soyut anlamda ('perspektifini genişletmek') kullanılabilir. 'widen', özellikle genişliği artırmaya odaklanır.
Examples
They need to widen the street for more traffic.
Daha fazla trafik için caddeyi **genişletmeleri** gerekiyor.
Her eyes widened in surprise.
Gözleri şaşkınlıktan **genişledi**.
The river widens near the sea.
Nehir denize yakın **genişler**.
We should widen our search to include more options.
Daha fazla seçenek dahil etmek için aramamızı **genişletmeliyiz**.
The gap between rich and poor is starting to widen.
Zengin ve fakir arasındaki fark **genişlemeye** başlıyor.
Just widen the frame a little, and everyone will fit in the photo!
Sadece çerçeveyi biraz **genişlet**, herkes fotoğrafa sığar!