"whistles" in Turkish
Definition
'Düdükler', ağız veya bir aletle çıkarılan ince, yüksek sesler ya da bu sesi çıkaran küçük müzik aletini ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Düdükler' hem çok sayıda düdük sesini hem de fiziksel olarak birden fazla düdüğü ifade edebilir. Spor, güvenlik, dikkat çekme gibi alanlarda sıkça görülür. 'Islık çalmak' anlamı değildir.
Examples
The coach blew three whistles to end the game.
Antrenör, oyunu bitirmek için üç kez **düdük** çaldı.
I can hear the birds' whistles every morning.
Her sabah kuşların **ıslık seslerini** duyabiliyorum.
She collects old whistles as a hobby.
Hobi olarak eski **düdükleri** toplar.
Suddenly, whistles filled the air as the train approached the station.
Birden, tren istasyona yaklaşırken havayı **düdük sesleri** doldurdu.
The kids' loud whistles could be heard from the playground.
Çocukların yüksek **ıslık sesleri** oyun alanından duyulabiliyordu.
Security guards always carry whistles during big events.
Güvenlik görevlileri büyük etkinliklerde her zaman **düdük** taşır.