"wedged" in Turkish
Definition
Dar bir alanda sıkışıp kalmak; genellikle iki nesnenin arasında hareket edemeyecek şekilde sıkıştırılmak.
Usage Notes (Turkish)
'Wedged' genellikle 'get', 'be' ile veya 'between', 'in' gibi edatlarla kullanılır. Fiziksel olarak veya mecazi anlamda bir şeyin sıkışıp kalmasını anlatır.
Examples
The door was wedged open with a rock.
Kapı, bir taşla **sıkışmış** bir şekilde açıktı.
Her shoe got wedged between the steps.
Ayakkabısı basamakların arasında **sıkışmıştı**.
The pencil was wedged in the drawer.
Kalem çekmecede **sıkışmıştı**.
My car got wedged between two trucks, and I couldn't move.
Arabam iki kamyon arasında tamamen **sıkışmıştı**, hareket edemedim.
He wedged his phone in the couch and now can't find it.
Telefonunu koltuğa **sıkıştırdı** ve artık bulamıyor.
They were stuck in the elevator, completely wedged between floors.
Asansörde kaldılar, tamamen katlar arasında **sıkışmıştı**.