"weatherman" in Turkish
Definition
Televizyonda, radyoda veya çevrimiçi olarak insanlara hava durumu bilgisini veren erkek.
Usage Notes (Turkish)
Yalnızca erkek sunucu anlamında; kadınlar için İngilizcede 'weatherwoman'. Daha çok TV/radyo için uygundur.
Examples
The weatherman said it will rain tomorrow.
**Hava durumu sunucusu** yarın yağmur yağacağını söyledi.
My dad wants to be a weatherman.
Babam **hava durumu sunucusu** olmak istiyor.
The weatherman wears a suit on TV.
**Hava durumu sunucusu**, televizyonda takım elbise giyiyor.
Did you see the weatherman mess up the forecast last night?
Dün gece **hava durumu sunucusu**nun tahmini yanlış yaptığını gördün mü?
The local weatherman always makes jokes at the end of the forecast.
Yerel **hava durumu sunucusu** tahminin sonunda hep şaka yapar.
If the weatherman says it's sunny, I still bring my umbrella just in case.
**Hava durumu sunucusu** güneşli dediğinde bile, yine de tedbiren şemsiye alırım.