"wayward" in Turkish
Definition
Kolayca kontrol edilemeyen, kurallara uymayan ya da beklenmedik şekilde davranan kişi veya şey.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle çocuklar, davranışlar veya beklenmedik objeleri tanımlamada kullanılır; başına buyrukluk veya direnç anlamı içerir. 'Awkward' veya 'inward' ile karıştırmayın.
Examples
The teacher found it hard to manage her wayward students.
Öğretmen, **yoldan çıkan** öğrencilerini yönetmekte zorluk çekti.
The wayward wind broke the umbrella.
**Asi** rüzgar şemsiyeyi kırdı.
Her wayward hair would not stay down.
Onun **başına buyruk** saçları bir türlü yatışmadı.
His wayward behavior worried his parents.
Onun **yoldan çıkan** davranışı ailesini endişelendirdi.
After years of being wayward, he finally settled down.
Yıllarca **yoldan çıkan** olduktan sonra, sonunda uslandı.
I admire her wayward spirit—she always follows her own path.
Onun **başına buyruk** ruhunu takdir ediyorum—hep kendi yolunda ilerliyor.