"walt" in Turkish
Definition
Bir şeyi umursamazca bırakmak veya bir yere rahatça, kaygısızca girmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok İngiliz İngilizcesinde, umursamaz veya sinir bozucu bir hareketi anlatır. 'walt bir şeyi bırakmak' ya da 'walt içeri girmek' şeklinde kullanılır. Dans olan 'waltz' ile karıştırmayın.
Examples
He walted his bag on the floor and sat down.
Çantasını yere **gelişigüzel bırakıp** oturdu.
She walted the keys on the table.
Anahtarları masanın üstüne **gelişigüzel bıraktı**.
You can't just walt in here without knocking.
Kapıyı çalmadan buraya öylece **umursamazca giremezsin**.
He always walts his dirty clothes on the chair instead of putting them away.
Kirli kıyafetlerini toplamak yerine hep sandalyeye **gelişigüzel bırakır**.
She walted into the meeting twenty minutes late like nothing was wrong.
Toplantıya yirmi dakika geç kalıp, hiçbir şey olmamış gibi **umursamazca girdi**.
Don't walt your coffee cup on my desk and disappear.
Kahve bardağını masama **gelişigüzel bırakıp** kaybolma.