"vivid" in Turkish
Definition
Bir şeyin çok net, parlak veya gerçeğe yakın şekilde canlı olduğunu anlatır. Genellikle renkler, anılar veya betimlemeler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'memory', 'imagination', 'color', 'description' ile birlikte kullanılır. Gerçeklik ve yoğunluk hissi verir; fotoğraf gibi fiziksel keskinlik için kullanılmaz.
Examples
She has a vivid imagination.
Onun **canlı** bir hayal gücü var.
The painting is full of vivid colors.
Tablo **canlı** renklerle dolu.
He told a vivid story about his trip.
Seyahatini **canlı** bir şekilde anlattı.
My most vivid memories are from childhood.
En **canlı** anılarım çocukluğuma ait.
The novel brings the setting to life with vivid descriptions.
Roman, **canlı** betimlemeleriyle ortamı hayata geçiriyor.
That dream was so vivid, I thought it was real when I woke up.
O rüya o kadar **canlı**ydı ki uyandığımda gerçek sandım.