"violence" in Turkish
Definition
Şiddet, birine ya da bir şeye zarar vermek veya öldürmek için fiziksel güç kullanımıdır. Toplumda, dilde veya eğlencede zararlı davranışları da kapsayabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sayılamaz: 'violence is increasing.' Sık kullanılan ifadeler: 'domestic violence', 'gun violence', 'political violence', 'violent crime'. Genelde fiziksel zarar anlamında kullanılır, fakat bazen duygusal veya sembolik zarar için de kullanılabilir.
Examples
The movie has a lot of violence.
Filmde çok fazla **şiddet** var.
The school teaches children to solve problems without violence.
Okul, çocuklara sorunları **şiddet** kullanmadan çözmeyi öğretiyor.
They spoke out against violence in their community.
Topluluklarında **şiddet**e karşı seslerini yükselttiler.
People are tired of seeing violence on the news every day.
İnsanlar her gün haberlerde **şiddet** görmekten bıktı.
The campaign focuses on preventing domestic violence.
Kampanya, aile içi **şiddet**in önlenmesine odaklanıyor.
There’s no excuse for violence, no matter how angry you are.
Ne kadar kızgın olursan ol, **şiddet**in hiçbir bahanesi olamaz.